Türkiye Resmi Blog Sitesi
24 Mart 2020 Salı
Koronavirüs: Google nasıl yardımcı oluyor?
Not: Aşağıdaki bilgiler
Google CEO’su Sundar Pichai
’nin çalışanlara gönderdiği bir e-postaya dayanmaktadır.
COVID-19 tüm dünyaya yayılırken topluluklarımızı farklı şekillerde etkiliyor. Avrupa'daki ve Amerika kıtasındaki çok sayıda insan, Asya'da yaşayanların haftalardır maruz kaldığı bu durumu daha yeni tecrübe etmeye başlıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ile uyumlu bir şekilde hareket etmek adına 24 saat görev yapacak bir olay müdahale ekibi kurduk. Ayrıca Google liderleri dünyanın farklı yerlerindeki ofislerimiz hakkında önemli kararlar vermek için her gün toplantılar düzenliyor.
Bu bağlamda, bilime dayalı çeşitli faktörleri, örneğin yerel sağlık bakanlıklarından gelen yönlendirici bilgileri ve hastalığın toplumda yayılması ile ilgili değerlendirmeleri ölçüp tartıyor, temel çalışmalarımızı sürdürerek insanların bel bağladığı ürün ve hizmetleri sunmaya devam etme kapasitemizi değerlendiriyoruz. Ayrıca uzaktan çalışma kapasitemizi test ederek operasyonlarımıza ve ürünlerimize esneklik kazandırmaya çalışıyoruz. Tabii bu değişiklikleri yaparken yerel topluluklarımıza nasıl yardım edebileceğimizi düşünmek de önemli.
Bazı ofislerimiz işlerin devamlılığını sağlamak için evden çalışma modeline geçerken diğerleri faaliyetlerini normal şekilde sürdürüyor. Bu değişiklikleri yaparken, genişletilmiş iş gücümüzün bir parçası olan ve saatlik hizmet verdiği için azalan iş miktarından etkilenen tedarikçi firma çalışanlarımızın mağdur olmaması için normalde çalışacakları süre kadar ücret almalarını sağlıyoruz.
Eşi benzeri görülmemiş bir dönemden geçiyoruz. Bu duruma soğukkanlılıkla ve sorumluluk duygusuyla yaklaşmamız önemli, çünkü bize güvenen çok fazla insan var.
İnsanlar yardım için her gün Google ürünlerine başvuruyor. Önemli bilgilere ulaşmak, uzaktan çalışırken ve eğitim görürken verimliliği korumak, dünyanın farklı yerlerindeki sevdikleriyle irtibat halinde olmak ya da uzun bir günün ardından güzel bir video veya müzik açarak yorgunluk atmak için Google'a geliyorlar.
Yardım etmek için yaptıklarımızla ilgili bazı örnekleri aşağıda paylaştım. Koronavirüs tablosu değiştikçe tüm kullanıcılarımıza, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve topluluklara yardımcı olmanın başka yollarını da arayacağız.
Bu arada lütfen kendinize ve birbirinize iyi bakmaya devam edin.
İnsanların faydalı bilgilere ulaşmasına yardımcı olma
İnsanlar aşıyla ilgili bilgi, seyahat uyarıları ve virüsten korunma hakkında ipuçları aramak için
Google'a gelmeye
devam ediyor. Arama'daki
Acil Yardım Uyarımız
sayesinde kullanıcılar hem en güncel haberlere hem de güvenlikle ilgili ipuçlarına ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kaynaklı daha güvenilir bilgilerin bağlantılarına ulaşabiliyor.
Özellikle belirtiler, korunma yolları veya tedaviler hakkında bilgi arayan kullanıcılar için hastalıklarla ilgili Bilgi Panellerimize bir COVID-19 paneli ekliyoruz.
YouTube'da kullanıcıları ana sayfa üzerinden Dünya Sağlık Örgütü’ne veya konuyla ilgili yetkili yerel kuruluşlara yönlendireceğiz. Ayrıca reklam envanterini, eğitim ve bilgi için kullanılmak üzere etkilenen bölgelerdeki devletlere ve STK'lara bağışlayacağız. Google Haritalar da faydalı ve güvenilir yerel bilgiler sunmaya devam ediyor.
İnsanları yanlış bilgilere karşı koruma
Güven ve Emniyet ekibimiz kullanıcılarımızı kimlik avı, komplo teorileri, kötü amaçlı yazılımlar ve yanlış bilgilere karşı korumak için dünyanın her yerinde 24 saat çalışıyor ve yeni tehditlere karşı sürekli tetikte bekliyoruz. YouTube'da, tıbbi tedavinin yerine geçerek koronavirüsü önlediğini iddia eden tüm içerikleri hızla kaldırmak için çalışıyoruz. Google Ads'de, koronavirüsten çıkar sağlamayı amaçlayan tüm reklamları engelliyoruz; son altı haftada on binlerce reklamı engelledik. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün ve resmi kurumların kamu hizmetleri duyurularıyla alakalı reklamlarını yayınlamasına yardımcı oluyoruz. Öte yandan Google Play, geliştiricilerin
hassas olaylardan çıkar sağlamasını
yasaklıyor. Ayrıca uzun zamandır yürürlükte olan içerik politikalarımız uyarınca, insanları yanıltan veya zararlı olabilecek tıbbi veya sağlıkla ilgili içerik ya da işlevler barındıran uygulamaları
kesinlikle yasaklıyoruz
.
Uzaktan çalışanların ve öğrencilerin verimliliğini sağlama
Okulların kapatıldığı Hong Kong ve Vietnam'daki yüz binlerce öğrenci de dahil olmak üzere öğrenciler, çalışanlar ve eğitimciler uzaktan çalışırken ve eğitim görürken verimli olabilmek için Gmail, Takvim, Drive, Classroom, Hangouts Meet, Hangouts Chat ve Eğitim için G Suite gibi ürünleri kullanıyor. Bu haftadan itibaren dünyanın her yerindeki G Suite ve Eğitim için G Suite müşterilerine 1 Temmuz 2020'ye kadar gelişmiş Hangouts Meet video konferans özelliklerine ücretsiz erişim hakkı verdik. YouTube'da ise herkese açık canlı yayınla ilgili artan talebi karşılayabilmek için kaynaklar ekliyoruz. İnsanlar topluluklarıyla yüz yüze görüşemediklerinde sanal ortamda iletişim kurabilmek istediklerinden, etkilenen bölgelerde ilginin arttığını gözlemledik. Yardım kampanyalarını ve devlet kuruluşlarını destekleme Dünya Sağlık Örgütü’ne ve devlet kurumlarına 25 milyon ABD doları değerinde reklam kredisi bağışlıyoruz ve yıl boyunca ihtiyaç olması halinde daha fazlasını bağışlamayı sürdüreceğiz. Google.org ve Google çalışanları, yardım kampanyalarını desteklemek amacıyla 1 milyon ABD dolarından fazla bağışta bulundu. Toplanan bu bağış, tıbbi malzemeler satın almak, aktif çalışanların gıda ve konaklama ihtiyaçlarını karşılamak, geçici hastanelerin inşa edilmesine destek olmak ve uzun vadeli tedavi çalışmalarına yardımcı olmak için çalışan kuruluşlara aktarılacak. Ayrıca hükümetlerle birlikte çalışmayı sürdüren Google Cloud, bu kurumların etkilenen bölgelerden dönen yolcu ve vatandaşlarla iletişim kurmasına yardımcı oluyor. Örneğin, Singapur'da devletle birlikte çalışan Google Cloud, vatandaşların en çok sorduğu soruların yanıtlanmasına yardımcı olmak için
web sitelerinde bir chat bot'u
devreye soktu. Ayrıca, dünyanın dört bir yanındaki devletlerle birlikte çalışıyor, Google Reklam Bağışları kriz yardımı programımız aracılığıyla COVID-19 hakkında kamuya yönelik güvenilir bilgileri desteklemelerine yardımcı oluyoruz.
Sağlık araştırmalarını ve bilimi destekleme
DeepMind
, COVID-19'a yol açan SARS-CoV-2 virüsüyle ilişkili çeşitli proteinlerin yapısına dair tahminleri yayınlamak için
AlphaFold
sisteminin son sürümünü kullandı (Nature dergisinin Ocak sayısında yer alan protein katlanması çalışması temel alınarak geliştirildi). Bu yapı tahminleri henüz deneylerle doğrulanmamış olsa da bunların yayınlanmasını hızlandırarak bilim dünyasının virüsün işleyişini daha iyi anlamasını sağlamayı ve ileriye yönelik tedavilerin geliştirilmesinde deneysel çalışmalara katkıda bulunmayı umuyorlar.
Verily
, ateş durumuyla ilgili zamanında uyarı göndererek grip veya koronavirüs gibi viral enfeksiyonların erken teşhis ve tedavisini desteklemek için bir telefon uygulamasına veri ileten, vücuda yapıştırılan küçük bir ateş ölçme bandı geliştiriyor. Bu, özellikle viral enfeksiyonlardan hastalanma ve ölüm oranlarının daha yüksek olduğu yaşlı nüfus için faydalı olabilir.
Android daha az değil, daha fazla seçenek yarattı
18 Temmuz 2018 Çarşamba
Android bir telefon aldığınızda en popüler iki mobil platformundan birini, dünya çapında kullanıcılar için mevcut telefon seçeneklerini artıran platformu seçmiş olursunuz.
Bugün Avrupa Komisyonu Android’e ve iş modeline karşı bir rekabet kararı aldı. Söz konusu karar Android telefonların; Komisyon’un kendi pazar araştırmasındaki katılımcıların yüzde 89’u tarafından da teyit edildiği gibi, iOS telefonlarla rekabet ettiği olgusunu görmezden gelmektedir. Karar aynı zamanda Android’in; Android cihazlar üreten ve satan binlerce telefon üreticisi ve mobil şebeke operatörlerine, işlerini Android ile kurmuş dünya çapındaki milyonlarca uygulama geliştiriciye ve artık son teknoloji akıllı telefonları satın alabilen milyarlarca tüketiciye ne kadar fazla seçenek sunduğunu da gözden kaçırmaktadır.
Bugün Android sayesinde aralarında Almanya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, Letonya, Polonya ve Romanya ’dan da üreticilerin yer aldığı 1300’den fazla farklı markanın ürettiği, her fiyat aralığında 24 binden fazla cihaz bulunmaktadır.
Bu şirketler tarafından üretilen ve hepsi birbirinden farklı olan telefonların tek ortak özelliği aynı uygulamaları çalıştırabilme kapasitesidir. Bu da cihazların boyutu veya şekli ne olursa olsun teknik uyumluluğu garantileyen basit kurallar sayesinde mümkün olmaktadır. Hiçbir telefon üreticisinin bu kuralların altına imza atma zorunluluğu dahi bulunmamakta, tıpkı Amazon’un Fire tabletleri ve TV çubuklarında yaptığı gibi Android’i diledikleri şekilde kullanıp değiştirebilmektedirler.
Açık işletim sistemlerinin başarılı olabilmesi için, tüm kullanıcıların ihtiyaçlarını büyük bir titizlikle dengelemesi zorunludur. Temel uyumluluk konusunda kuralların olmaması halinde, açık platformların kullanıcılara, geliştiricilere ve telefon üreticilerine faydalı olmayacağı ve başarısızlıkla sonuçlanacağını tarih de göstermiştir. Android’in uyumluluk kuralları, herkes için uzun vadeli ve çözüm sunan bir platform olmasına katkı sağlıyor.
Esneklik, seçenek ve fırsat yaratma
Bugün Android sayesinde tipik bir telefon, sadece telefonu satın aldığınız şirkete değil çok sayıda geliştiriciye ait ön yüklenmiş 40’a varan uygulama ile birlikte geliyor. Farklı uygulamaları –ya da tarayıcı veya arama motorunu- tercih etmeniz halindeyse, önceden yüklenmiş olanları kolayca devre dışı bırakmanız veya silmeniz, yerine ise-bazıları geçimlerini uygulama geliştirici olarak sağlayan 1,6 milyon Avrupalı tarafından geliştirilmiş- diğer uygulamaları seçmeniz mümkün.
Aslında tipik bir Android kullanıcısı, telefonuna 50 kadar uygulamayı kendisi kuruyor. Geçtiğimiz yıl Play uygulama mağazamızdan 94 milyarın üzerinde uygulama yüklendi. Opera Mini ve Firefox gibi tarayıcılar 100 milyon, UC Browser ise 500 milyon kereden fazla yüklendi.
Bu durum, 1990’lar ve 2000’lerin başındaki çevirmeli ağ bağlantısı çağıyla taban tabana zıt bir durum ortaya koyuyor. O dönemlerde bilgisayarda önceden kurulu uygulamaları değiştirmek veya yenilerini eklemek teknik açıdan zor ve zaman alıcıydı. Komisyon’un Android kararı, bugünkü geniş seçenekleri ve insanların telefonlarını nasıl kullandığıyla ilgili açık durumu görmezden gelmektedir.
Akıllı telefon çağı için geliştirilmiş bir platform
2007 yılında Android’i telefon üreticileri ve mobil şebeke operatörlerine ücretsiz olarak sunmayı seçtik. Kuşkusuz Android’in geliştirilmesine ilişkin maliyetler söz konusu, Google son on yıl içerisinde Android’in bugünkü haline gelmesi için milyarlarca dolar yatırım yaptı. Söz konusu yatırım bizim açımızdan önemli; zira telefon üreticilerine bir kısmı bize gelir kazandıran ama daha da önemlisi her biri, telefon kutudan çıktığında “çalıştığını” garantilememize yardımcı olan (Arama, Chrome, Play, Haritalar ve Gmail gibi) popüler Google uygulamalarını içeren bir seti önceden yükleme seçeneği sunabiliyoruz. Telefon üreticileri bizim hizmetlerimize yer vermek zorunda değil; ayrıca bizimkilerin yanı sıra rakip uygulamaları da önceden yüklemekte özgürler. Bu da yalnızca bizim uygulamalarımız kurulu olursa ve eğer insanlar rakip uygulamalar yerine bizim uygulamaları kullanmayı seçerlerse gelir elde ettiğimiz anlamına geliyor.
Hem iş ortakları hem de tüketiciler için fırsatlar
Android platformunun ve Google uygulamalar grubunun ücretsiz olarak dağıtılması yalnızca telefon üreticileri ve operatörler açısından verimli değil, geliştiriciler ve tüketiciler açısından da son derece yararlı. Uygulamalarımız üreticiler tarafından geliştirilen ve operatörler tarafından satılan geniş yelpazedeki cihazlarda yer almasaydı, Android ekosistemindeki hassas denge olumsuz etkilenirdi. Android iş modeli bugüne kadar, teknolojimiz için telefon üreticilerinden ücret talep etmek zorunda kalmadığımız ya da sıkı şekilde kontrol edilen bir dağıtım modeline bağlı olmamamız anlamına geldi.
Büyüklüğün beraberinde sorumluluğu da getirdiği konusunda her zaman hemfikir olduk. Sağlıklı ve gelişen bir Android ekosistemi herkesin yararına olacaktır ve biz de değişiklikler yapma konusundaki isteğimizi ortaya koyduk. Öte yandan bugün alınan kararın, Android ile elde ettiğimiz titiz dengeyi olumsuz etkileyeceğinden ve açık platformlara karşı özel sistemler lehinde sorunlu bir işaret vermiş olmasından kaygı duyuyoruz.
Hızlı inovasyon, geniş çeşitlilik ve düşen fiyatlar yoğun rekabetin ayırt edici özellikleridir ve Android tüm bunları mümkün kılmış durumda.
Bugün alınan karar, herkes için daha az değil daha fazla seçenek yaratan Android’i destekleyen iş modelini reddetmektedir. Kararı temyize götürmeyi planlıyoruz.
#AndroidWorks
Sundar Pichai, CEO, Google
2016 Yaz Olimpiyatları Heyecanı Google’da
5 Ağustos 2016 Cuma
Dünyanın en köklü ve kapsamlı spor etkinliği için gözler 2016 Yaz Olimpiyatları’nın düzenlendiği Rio de Janeiro’ya çevrilirken, kullanıcılar Google’da konuyla ilgili olarak arama yaptıklarında 'One Box'lar aracılığı ile en güncel bilgiye anında ve kolayca ulaşma imkanına kavuşuyor.
Sporseverler 5-21 Ağustos (Türkiye Saati ile 6-22 Ağustos) tarihleri arasında 31. kez gerçekleşecek olan Olimpiyat Oyunları süresince yaptıkları aramalarda gerçek zamanlı verilere “Genel Bakış”, “Spor Dalları”, “Program”, ”Sporcular”, “Madalyalar” ve “Ülkeler” gibi kategoriler altından erişebiliyor.
Tüm bu bilgilerin yanı sıra o anda trend olan konuları takip etmek için kullanıcıların yapması gereken tek şey bilgisayardan ya da cep telefonu ve tablet gibi mobil cihazlardaki Google uygulaması üzerinden Olimpiyatlar ile ilgili arama yapmak olacak.
Google Bilim Fuarı 2016 Bölge Finalistleri ile Tanışın
13 Temmuz 2016 Çarşamba
Google Bilim Fuarı
ile günümüzün en parlak beyinlerini önemli bir soruyu yanıtlamaya davet ettik: Bilim, matematik ve mühendislikten yararlanarak dünyayı nasıl daha iyi bir yer haline getirirsiniz? Bu soruya karşılık olarak bu yıl tam 107 ülkeden ve hepsi birbirinden etkileyici binlerce cevap aldık.
Kazananları duyurmak için Eylül sonunun gelmesini iple çekiyoruz. Ancak bundan önce temiz içme suyu sağlamak, insanları doğal afetlerden korumak ve kuraklıkla savaşmak gibi zorlu toplumsal problemleri çözmeye yönelik projeleri öne çıkarmak istedik. O nedenle bu yıl Kuzey Amerika, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika, Asya ve Pasifik Adaları ile Avrupa bölgelerini kapsayan beş proje ‘Toplumsal Etki Ödülü’nü kazanacak.
Toplumsal Etki Ödülü kategorisinde Türkiye’den de iki proje finale kalan adaylar arasında yer alıyor:
Midye ile Herkese Daha Temiz Su:
İstanbul’dan Esra (13), yüksek derecede sanayileşmiş bölgelerde yaşayanların ve buraları ziyaret edenlerin kurşun içermeyen içme suyuna erişmelerinin ne kadar zor olabildiği konusunda kaygılanan bir öğrenci. Çoğu ziyaretçiye şişelenmiş su içmeleri ve duş alırken veya dişlerini fırçalarken ağızlarına musluk suyu girmesinden kaçınmaları tavsiye ediliyor. İnsanların bu sorundan kaçınmasını sağlayacak yeni bir filtreleme çözümü fikrinden esinlenen Esra, filtre olarak midye kabuklarının kullanımını araştırdı. Yaptığı çalışmalar midye kabuklarının toprak, su ve daha birçok kaynaktan kurşunu absorbe etmek için ideal olduğunu ortaya koydu. Üstelik çok da ucuza mal oluyorlar. Şimdi Esra, herkese temiz su sağlamak için bu filtreleme çözümünü ülkesinde tanıtmanın hayalini kuruyor.
Geri Dönüştürülmüş Kutularla Depreme Hazırlık:
On beş yaşındaki İlayda ve Ezgi İzmir’de yaşıyor. Türkiye’de 2011 yılında gerçekleşen 7,1 büyüklüğündeki deprem 600’den fazla cana mal oldu ve uzmanlar Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki gerilim artmaya devam ederken önümüzdeki on yıl içerisinde çok daha büyük zararların ortaya çıkabileceğini tahmin ediyor. Türkiye’deki binaların çoğunun eski olması nedeniyle bilim insanları bu binaların güçlendirilmesi ve binlerce kayba neden olabilecek potansiyel bir depremle baş edebilme konusunda kentteki görevlilerin eğitilmesi konusunda yetkililere çağrıda bulunuyor. İlayda ve Ezgi de topluma yardımcı olmak amacıyla binaların güçlendirilmesi için kolayca elde edilebilen bir malzeme arayışına girdiler: ‘Alüminyum içecek kutuları’. İlayda ve Ezgi, geleneksel beton binaları doldurarak darbelerin verdiği zararı absorbe etme yeteneğini %32 ile %61 arasındaki oranlarda artıran bir çözüm tasarladı. İkili şimdi, ileride gerçekleşmesi muhtemel bir depremde güvenliklerini artırmak için topluma yardımcı olabilmek konusunda oldukça heyecanlı.
'Dünya Mülteciler Günü': Desteğimize Devam Edelim!
20 Haziran 2016 Pazartesi
Sosyal medyada yaşadığı yer olan Suriye’nin Ceyrut kentindeki şiddeti eleştiren bir fotoğraf paylaşan Walaa, bu paylaşımından sonra üç ay süresince tutuklu kaldı. Sonrasında ailesiyle birlikte ülkeden kaçarak, Türkiye üzerinden Yunanistan’a, bugün hala yaşadıkları Makedonya sınırı yakınlarındaki mülteci kampına gittiler.
Bir açıdan İnternet Suriye’den ayrılmasında etkili olsa da internete bağlı olmak Yunanistan’da hayatını yeniden kurabilmesine ciddi ölçüde katkı sağladı. Walaa, Yunanistan’daki mülteci kampında kalırken İngilizce öğrenmek için YouTube’dan yararlandı ve dilini o kadar geliştirdi ki, bugün toplum sözcüsü ve tercüman olarak hizmet veriyor. Daha işin başında olduğunu, bundan sonra da Yunanca öğrenmek istediğini söylüyor.
Avrupa’daki mülteciler yeni ortamlara uyum sağlamaya çalışırken bilgiye ve eğitime ulaşabilmek ihtiyaç duydukları becerileri geliştirmeleri açısından hayati önem taşıyor. Geçtiğimiz sonbaharda sizleri mültecilere sadece temel insani yardım değil, yeni toplumlarıyla aralarında köprü kurabilmelerini sağlayacak kaynakları yaratmaya yönelik bir uyum kampanyası için bağış yapmaya davet etmiştik. O günden bu yana
Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC)
ile birlikte bir
online bilgi merkezi
kurduk,
Mercy Corps
ile birlikte saha çalışanlarının çeşitli dillerde daha kolay iletişim kurması için
Çeviri Kartları
hazırladık, mülteci kamplarına düşük maliyetli WiFi kurulması için NetHope ile işbirliğine gittik ve mültecilere özel online ve offline üniversite dersleri sunan
Kiron Üniversitesi
ile birlikte mültecilerin eğitimine destek olduk.
İnternet ve eğitime erişim sayesinde uyum sağlamanın yollarını bulan Walaa dışındaki mültecilerden de haber aldık. Daha önce bilgisayar bölümünde öğrenci olan ve şimdi Berlin’de yaşayan Iraklı Ahmet gibi. Ahmet çalışma izninin çıkmasını beklerken bir taraftan mülteci kamplarında, sivil toplum kuruluşlarına Chromebook sağlamak için NetHope ile birlikte başlattığımız bir girişim olan
Project Reconnect
kapsamında kodlama dersleri vermeye başladı. Küçük bir Pakistan kasabasından yola çıkıp yedi ülke geçtikten sonra Berlin’e varan Kashif de Kiron ile online olarak çalışıyor ve bir gün NASA’da çalışan bir mühendis olmayı hayal ediyor.
Ahmet, Berlin’deki bir mülteci merkezinde genç mültecilere Chromebook ile CODE.org dersleri veriyor.
Dünya Mülteciler Günü’nde hayatlarını yeniden kurmak için çalışan daha pek çok mültecinin hikayesini dinlemek ve onlara yardımcı olan kuruluşları desteklemek isteyeceğinizi umuyoruz.
Geçtiğimiz yıl dünyanın dört yanından
bağışta bulunan
herkese teşekkür ediyor ve partnerlerimizi desteklemeye devam etmeye davet ediyoruz. Mülteci krizinin etkileri daha uzun yıllar hissedilecek olsa da bizler katkıda bulunmanın yollarını aramaya devam edeceğiz.
Jacquiline Fuller, Google.org Direktör
'Accelerated Mobile Pages- AMP' ile Mobilden Haberlere Hızlı Erişim Dönemi Başlıyor
2 Haziran 2016 Perşembe
Akıllı telefon ve tabletlerin bilgiye ulaşma yöntemlerinde devrim niteliğinde bir değişime yol açtığı günümüzde kullanıcılar haberlere cep telefonları üzerinden erişiyor.
Dünyanın dört bir yanındaki yayıncılar da okur kitlelerine ulaşmak için mobil web’i kullanıyor. Ancak ne yazık ki, özellikle hız söz konusu olduğunda, mobil web kullanıcıların ihtiyaç duydukları bilgiye erişim konusundaki beklentilerini karşılamakta yeterli olamıyor. Yayıncılar açısından; yüklenmesi uzun süren her sayfa, hem bir okuyucunun hem de reklam ya da abonelik yoluyla gelir elde etme fırsatının kaybına yol açıyor.
Aslında verilerin ortaya koyduğu tabloya göre kullanıcılar içeriğin hızlı yüklenmemesi halinde sadece üç saniye bekledikten sonra web sitelerini terk ediyor. Kuşkusuz bu sadece istediklerine online üzerinden erişmek isteyen kişiler için değil, okurlarının onlar için oluşturdukları içeriğin keyfini sürmesini isteyen yayıncılar açısından da tercih edilmeyen bir durum.
Bilgiye erişim konusu, Google’ın misyonunun merkezinde yer alıyor. İşte bu nedenle geçtiğimiz yılın Ekim ayında mobil web’in hız ve performansını önemli ölçüde değiştirmeyi hedefleyen yeni bir açık kaynak girişimi olan Accelerated Mobile Pages-AMP projesinde endüstrideki diğer oyunculara katıldık. AMP, kısa bir süre içerisinde mobil web’in geliştirilmesi misyonu etrafında bir araya gelen yüzlerce yayıncı, çok sayıda teknoloji şirketi ve reklam teknolojisi kuruluşlarının da katılımıyla büyük yol kat etti.
Accelerated Mobile Pages - AMP Türkiye’de...
Bugün de AMP sayfalarını Türkiye’deki kullanıcıların hizmetine sunarak mobil aramalarda, ilgili haberlere hızlı bir şekilde erişim sağlayıp, okuyabilme deneyimlerine katkı sağlayacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz.
Artık Google’da mobil bir cihaz ile arama yaptığınızda, AMP kullanılarak tasarlanan sayfalar, ilintili arama sonuçları doğrultusunda ‘Öne Çıkan Haberler’ bölümünde yer alacak. Okumak için seçtiğiniz bilgiye anında yüksek bir hızla erişebileceksiniz. Üstelik yüklenmesi için uzun uzun beklemeden veya okurken sağa sola atlamadan haberi kolayca yukarı-aşağı kaydırabileceksiniz. Ayrıca, sayfayı kaydırarak AMP haberlerinin birinden diğerine kolayca geçiş yapılabileceksiniz
AMP ile web’de gezmek, ister Android ister başka platformda olsun muhteşem bir deneyim sağlıyor. Çünkü AMP ile hazırlanan web sayfaları, dengi olan diğer sayfalara göre ortalama 4 kat daha hızlı yüklenip, on kat daha az veri kullanıyor. Çoğu zaman göz açıp kapatıncaya kadar yükleniyor. Mobilde okumak da böyle olmalı, hızlı ve eğlenceli...
Kullanıcıların AMP içeriğini Google Arama sonuçları arasında bulmalarını kolaylaştırmak için önemli bir adım ancak
açık kaynaklı AMP Projesi
için yapılacak daha çok fazla iş var.
AMP açık kaynaklı olduğundan köklü günlük yayınlar ve haber kuruluşlarından en küçük bloglara, tamamıyla dijital yayınlardan yerel gazetelere kadar isteyen herkes kolayca kullanabiliyor, kendi AMP sayfalarını yaratabiliyorlar.
Endüstrinin mobil web’i herkes için muhteşem hale getirmek gibi ortak bir amaçla nasıl bir araya geldiğini görmek de gerçekten etkileyici.Açık kaynak kodunun yer aldığı Gifthub’da sadece geçtiğimiz yıl 7.000’den fazla geliştirici çalışmada yer almış durumda. AMP’nin diğer içerik çeşitleriyle ilgili potansiyeli de düşünüldüğünde, gelecek için heyecanlanıyoruz.
Android One Ailesinin Yeni Üyesi: GM5 Plus...
18 Nisan 2016 Pazartesi
Bugün Android One cihazların en yenisi olan
General Mobile 5 Plus
Türkiye’de
satışa
çıkıyor. 999 TL’lik fiyat etiketi bulunan ve sekiz çekirdekli (Octa-core) işlemcinin güç ve hız verdiği ilk Android One telefon olan GM5 Plus ile en sevdiğiniz oyunların ve uygulamaların keyfini çıkarabileceksiniz. 5,5 inçlik full HD ekranı ekranı ve selfie’ler için 13,3 megapiksellik ön kamerası ile sunulan GM5 Plus, yüksek hızda (300 Mps) dosya indirme ve yükleme (100 Mbps) kapasitesine de sahip olacak. Android 6.0 Marshmallow üzerinde çalışan GM 5 Plus’ın kullanıcıları her ay düzenli güvenlik güncellemeleri almanın yanı sıra hazır olduğunda işletim sistemlerini Android N sürümüne yükselterek Google’ın sunduğu en güncel özelliklerden de yararlanabilecek.
Geçtiğimiz yıl GM 4G’nin piyasaya çıkmasının ardından elde ettiği başarıdan büyük mutluluk duyduk. Bugünde Türkiye’deki kullanıcılarımızı şimdiye kadarki en iyi Android One cihaz olan GM 5 Plus ile buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz. Android One ile, iş ortaklarımızın da desteğiyle en iyi Android yazılımını ve donanımı belli bir fiyat aralığında bir araya getiren akıllı telefonlar sunmaya devam etmeyi amaçlıyoruz.
(Bizi diğer ülkelerden takip eden kullanıcılarımız için)
The latest from Android One: GM 5 Plus on sale in Turkey
Today the latest Android One device, the
General Mobile 5 Plus
, goes on
sale
in Turkey. The GM 5 Plus is priced at ₺999 and is the first Android One device with an Octa-core processor that powers a fast, responsive phone to enjoy your favorite games and apps. It ships with a front-facing 13-megapixel selfie camera, a 5.5 inch screen with full HD-display and supports high download (300 Mps) and upload speeds (100 Mbps) to help you get the most out of your phone. The GM 5 Plus ships Android 6.0 Marshmallow, and consumers will receive monthly security updates and a timely upgrade to Android N once available, so you’ll always get the latest features and protections from Google.
We’re pleased with the progress we’ve made so far in Turkey with the launch of the GM 4G last year and we’re excited that with the GM 5 Plus we’re offering Turkish customers the best Android One device to be released to date. With Android One, our goal is to continue to make available, with the help of partners, smartphones that embody the best of Android software and hardware at a range of price points.
Posted by Nish Abrol, Engineering and Product Lead for Android One
Labels
Benim İşletmem Dijital
Dijital Dönüşümle Fark Yaratan Esnaflar Programı
Dijital Türkiye
e-ticaret
GNI
google alışveriş reklamları
Google Asistan
Google Dijital Türkiye
Google Haber Girişimi
google ideasoft
Google İnovasyon Yarışması
Google News
Google News Initiative
google shopping ads
google shopping ads türkiye
Google Türkiye
grow my store
Innovation Challenge
Küçük İşletmeler için Google
TOBB
Archive
2024
Eylül
YouTube’dan Yeni Gelişmeler: Fırsatlarla Dolu Bir ...
Temmuz
2023
Aralık
Eylül
Temmuz
Şubat
2022
Kasım
Temmuz
Mayıs
Mart
2021
Eylül
Temmuz
Haziran
Nisan
Mart
2020
Aralık
Ekim
Temmuz
Nisan
Mart
2018
Temmuz
2016
Ağustos
Temmuz
Haziran
Nisan
2015
Aralık
Kasım
Eylül
Temmuz
Haziran
Mayıs
Nisan
Mart
Şubat
2014
Aralık
Kasım
Ekim
Temmuz
Haziran
Mayıs
Mart
Şubat
2013
Aralık
Kasım
Ekim
Eylül
Haziran
Mayıs
Nisan
Mart
Şubat
Ocak
2012
Aralık
Kasım
Ekim
Eylül
Ağustos
Temmuz
Haziran
Mayıs
Nisan
Mart
Ocak
2011
Aralık
Kasım
Ekim
Ağustos
Temmuz
Haziran
Mayıs
Nisan
Mart
Şubat
Ocak
Feed